ADA's profileADAPhotosBlogListsMore ![]() | Help |
Seçtiğim Kitaplar:
|
ADAHaYaT ErTeLeNMeZ KEDİLER….Kedilerle ilgili bu durumu yeni öğrenmiştim:
Normalde sokak kedisi kendini saldırgan köpeklere karşı koruyabilirmiş. Bu direnci kıran tek şey neymiş biliyor musunuz: Sevgi... İnsanoğlu, eğer bir sokak kedisinin başını okşar ve ona şefkat gösterirse kedicik kendisinin koruma altında olduğunu zanneder ve sivri tırnaklarını içeri çekermiş. Ve vahşi köpeklerin azgın dişlerini gırtlağında veya itlaf ekiplerinin zehirli etlerini midesinde bulurmuş. * * * Küçücük bir dokunuşta gardı düşen ve ölümcül yaralara açık hale gelen sarmanların kaderinde kendi aşk hayatımızın hülasasını buldum. Biz de Eros'un şefkatine sığınıp, sevdalanınca en mahrem zaaflarımızı ele vermiyor muyuz? Yıllar yılı ardına sığındığımız barikatların anahtarını gönüllü teslim edip, tırnaklarımızı içeri çekmiyor muyuz? Sevginin bizi kollayacağına, sarıp sarmalayacağına dair ön kabulümüz yüzünden koruma duvarlarımızı gönüllü kaldırıp, yaralarımızı açık hale getirmiyor muyuz? Sonra ne oluyor? Sevdamız en büyük zaafımıza dönüşüyor. Saçımızı okşayan elin bizi ilelebet kollayacağına inanıyor, tatlı sözlere kanıyoruz. Taklalar atıp, cilveler yapıyoruz. Ve en ummadığımız anda, en korunaksız halimizle yakalanıyoruz aşkın hoyrat yüzüne... Şefkatimiz katilimiz oluyor. * * * Ders almak mı? Ne münasebet!.. Daha son ihanetin yarası kabuk bağlamadan, yeni yaralar için aralıyoruz kalbimizin kapılarını... Zavallı bir kedi yavrusundan farkımız yok aşkın karşısında... Boynumuzda, kalbimizde pençe pençe darbe izleriyle, her sıcak dokunuşta çocukça uysallaşıp, her hayalkırıklığında "köpek gibi" pişman olarak, her terkedişte acı çekip her dönüşte biraz daha kanayarak, kanayan yerlerimizi kediler gibi dilimizle yalayarak, "Bir daha asla"larla "Daima"lar arasında yalpalayarak yara bere içinde yaşıyoruz. O yüzden "Melek"ler, içe kıvrık patilerle gömülüyor. Ve hayata "Şeytan"lar hükmediyor. * * * Belki de en iyisi kuyruğu her daim dik tutmaktır... Şefkate kanmış mefta bir ev kedisi olmaktansa, gardını almış hayta bir sokak kedisi kalmak daha iyidir ... ALINTI UNUTMA Kİ ;UNUTMA Kİ ;
Unutma hakiki erkek, yüzlerce erkekten meydana gelir. Zaten bir zaman sonra, yüzlerce erkeğin sana verebileceğini, bir erkekten beklemeyecek kadar olgunlaşmış olacaksın sen de... Bir kadının aradığı o bir tek erkek, her zaman için hayali bir varlıktır. Hiç olmamıştır.... Her erkekte, aradığın erkeğin yanlızca bir parçasını bulursun. Gerçek bir kadın için, gerçek bir erkek, Allah gibidir, her yerdedir ve hiçbir yerdedir. Aşk da budur zaten! Başka bir şey değil.. Aramaktan vazgeç demiyorum, bulmaktan vazgeç....Kadınlar ağlamak için bir erkeğin omzuna ihtiyaç duyarlar... Ama başı dolu kadınlar, erkeğin omzuna ağır gelir... Erkekler kadında kontrol edilebilir zekâ, kontrol edilebilir başarı, kontrol edilebilir yetenek ister. Yani kadının sahip oldukları, erkeğin kontrolünü aşmaya başladığında ilişki biter...
Murathan Mungan (ÇOK DOĞRU,ERKEKLER YANLARINDA HEP KONTROL EDİP,YÖNETEBİLECEKLERİ KADINLARI İSTERLER...YANLARINDAKİ KADIN ZEKİ,BAŞARILI,GÜÇLÜ İSE BUNU TAŞIYABİLEN ERKEK ÇOK AZDIR...) ''İnternette dolaşırken rastladım bu şiire.''Mailime gelen bir şiiri paylaşmak istedim...Şöyle bir bak tarihe kimdir katledilenler; Yarı canlı şekilde toprağa defnedilenler. Atamız adam sanıp paylaşırken aşını, Cani ruhlu komşusu ezmiş onun başını. Çoluk çocuk hep birden yok olurken doğuda, Köylerini terk etmiş korkudan pek çoğu da. Kesilen kol bacağın haddi hesabı yokmuş. Günlerce o cesetler ortalıkta hep kokmuş. Bu ayıbı işleyen sevgili kardeşlere (!) Minnettar olamazdık teşekkür edenlere. Onlar ki bu sebepten göçe mecbur eylendi. Bazısının yollarda öldükleri söylendi. Hastalıktan dolayı ecel gelince başa, Güya biz katletmişiz onları; sümme haşa! Yavuz hırsız bastırır ev sahibini derler; Bu sözü doğruladı bağıran Ermeniler. Bir de onlara destek olan gafiller var ya, Onlar için yalanmış tarihimiz angarya. Halbuki çıkmadayken hâlâ toplu mezarlar, Gerçeği hiç görmüyor hain olan nazarlar. Başımızda var iken yeterince onca dert, Avukatı olmuşsun Ermeni’nin ey namert. Seni itle eşdeğer görüyorken Ermeni, Ne çabuk unutmuşsun şehit olan dedeni. Tarihe hiç bakmadan özür dilersen ite, Haksızlık etmez misin bunca yatan şehide? Varsa damarlarında bir damlacık Türk kanı, Bölmeye çalışma hiç bu güzelim vatanı. Boşuna uğraşmayın yaygın olmaz bu illet; Ancak sizi affetmez asırlarca bu millet! MURAT ARICI Türklerden Kim Özür Dileyecek? 1783, 1864, ’93 Harbi (1877-78), 1913 tarihlerini günümüz Türk toplumunda kaç kişi biliyor? Sokaktaki adam için bu tarihler birşey ifade ediyor mu? Sanmıyorum.1783'de Kırım Hanlığı’nın ortadan kaldırılarak Çarlık Rusyası’nın Kırım’ı ilhâkı sonrası Kırım’dan Osmanlı Devleti’ne zorunlu göçler gerçekleşmiştir. 21 Mayıs 1864’ soykırımın sona erdiği tarih Hicri takvimde 1293 yılına denk geldiği için ‘93 Harbi’ diye anılan savaş ise 24 Nisan 1877 tarihinde Çarlık Rusyası’nın savaş ilanıyla başlamış ve 9 ay 7 gün sürmüştür. 1783’de Kırım’ın ilhakı, 1864’te biten Kafkas-Rus Savaşı, 93 Harbi, Balkan Savaşı (1912-13), Birinci Dünya Savaşı (1914-18) ve 1923 sonrası Cumhuriyet döneminde Kırım’dan, Balkanlardan, Kuzey ve Güney Kafkasya’dan sürekli zorunlu göç olmuştur. ‘1783’, ‘1864’, ’93 Harbi’, ‘1913’ tarihlerini bilmeyen Türk toplumu Ermeni Soykırımı iddiaları yüzünden ‘1915’ tarihini bilmektedir. Türkiye’nin gündeminde sadece Ermeniler var. 7 Ağustos 1982 tarihinde ASALA terör örgütüne mensup 2 terörist, Ankara’nın Timur’un komutanı ve sağkolu olan Esenboğa'nın adını taşıyan havaalanına silahlı baskın düzenlemişlerdi. 2 güvenlik görevlisi, 2'si yabancı uyruklu 6 yolcu olmak üzere 8 kişi ölmüş, 72 kişi de yaralanmıştı. Türkiye’de artık “Atalarımızı Anma” günü kutlanmaya başlanmalıdır. Hasan KANBOLAT Ermenilerden Özür Dilemeyen Ermeni Asıllı Türk....Özür diliyorum kampanyasına destek vermeyen Ermeni asıllı bir Türk... Bakın o isim kim? Ve kampanyayı niye desteklemiyor?
Ermeni asıllı Türk besteci Garo Mafyan "Ermenilerden Özür Diliyorum" kampanyasına imza koymadı. NE ÖZÜRÜ Saba Tümer'le Bu Gece programına katılan Mafyan "'Özür Diliyorum' kampanyası hakkında ne düşünüyorsunuz?" diye sorulduğunda "ne özrü?" diye cevap verdi. Tümer'in "Ermeniler'den özür diliyorum" kampanyası" diye hatırlatması üzerine şunları söyledi: "Ben senin adına kimseden özür dileyemem. Bu konu tarihçilin ve hukukçuların işi. Ben buna taraf olamam. Taraf olmam için o konu hakkında çok iyi bilgi sahibi olmam lazım. O dönemde yaşamam lazım. O dönemin şartlarını çok iyi bilmem lazım. Yani bu benim işim değil, tarihçilerin ve hukukçuların işi..." dedi. Bir müslümanla evli olan Garo Mafyan daha önce verdiği röportajlarda kendisinin Ermeni asıllı Türk olarak nitelendirilmesinden rahatsız olduğunu dile getirmiş ve "Çünkü ben bu bayrağın altında yaşıyorum. Asıllı yada asılsız kelimelerini anlamıyorum. Tamam ben Ermeniyim ama bunu her fırsatta belirtmek bana saçma geliyor." demişti... “Türkiye'de Ermeni olma” durumunu ise hiçbir zaman dışlanmadım diye tanımlamıştı... İNTERNETHABER BENİM YORUMUM: Türkiyede yaşayan ermenilerin hiçbir rahatsızlığı bulunmamaktadır(ermeni asıllı arkadaşlarımdan biliyorum)..Kendi tarihlerini bile bilmeden birtakım çıkar çevrelerinin oyunuyla hareket eden bir takım insanların yaptığı hareketi ülkemizde yaşayan ermeni asıllı hiçbir vatandaşımız destek vermeyerek aslında onlara bu konudaki görüşlerini söylemiş bulunuyor.... ERMENİLERDEN ÖZÜR DİLEMİYORUM,ÜLKEM ADINA ÖZÜR BEKLİYORUM...ERMENİLERDEN ÖZÜR DİLEMİYORUM...
Onlardan ÜLKEM adına özür bekliyorum...
Sizde benimle aynı düşüncedeyseniz,adrese girip tavrınızı belirtin.... .......
Kimsesiz bir gökyüzüne ...... Umduğun inceliğe inmiyorsa söz, Çekil suskunluğun tüneklerine; Ucuz etme anlamı... Böyle zamanlarda insan Çokluk yalnız kalmalı... Sevgisiz seslerle çevren çiğ, Uysan uzaklaşırsın kendi özünden, Dirensen günün karanlık... Bu yüzdendir gecelerin güzelliği, Geceler aydınlık Al getir kendi derinliklerine, Ufuksuz sularda duran gemini... Getir ki sabaha çok var... Hem bakarsın gecelerin koynundan Bir bilen çıkar... Şükrü Erbaş Gecenin karanlığında sana uyuyorum özlemle.... Gecenin karanlığında sana uyuyorum özlemle..Yalnız, bir okadar ürkek… Gece henüz kendindeyken, kokuna uyanıyorum usulca… Hissediyorum ! Yağmalanmış benliğimde suretin... Susuyorum çığlık çığlığa… Anlıyorum ! Sen, yüreğimde ince sızı… Unut… Dön yalnızlığına… Yorgun düşlerine… Olmuyor…Olamıyor.. Nefesi yarım uykularımın nicedir... Direnemiyorum kendime…! Kitlendim yüzü eskimiş ruhumda... Duygularım darmadağın… Sesim cıkmıyor sensizliğe… Gece bitmeden, Bir kelebeğin kanadında bırakıyorum kokunu… Siliyorum gözyaşlarımı… Gülüyorum hüzüne bulanmış gözlerime… Çaresiz, Uyuyorum ucu kırık sevgilerim ve ben Alıntıdır Selam Dostlar....
Görüş ve önerilerinizi Burada benimle paylaşırsanız sevinirim...
Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler....
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|